İnsan hakları örgütleri, İsrail hapishanelerinde geçen yıl 351 Filistinli çocuğun tek kişilik hücrelerde tutulduğunu açıkladı. Çocukların çoğuna mahkeme kararı bulunmuyor.
İsrail hapishanelerinde geçen yıl tutulan 635 Filistinli çocuktan 351’i tek kişilik hücrelerde tecrit edildi. “İşkenceye Karşı Kamu Komitesi” ile “Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler” adlı insan hakları örgütleri, İsrail Hapishaneler İdaresi’nden alınan verilere dayanarak bu durumu açıkladı. Çocukların yüzde 92’si hakkında mahkeme kararı bulunmazken, 115’i “idari tutukluluk” kapsamında suçlama olmaksızın alıkonuldu. Bu uygulama, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’nin yasakladığı tek kişilik hücrede tutma ilkesine aykırılık teşkil ediyor.
Alıkonulan Filistinli çocuklara geçen yıl toplamda 666 kez hücre hapsi uygulandı. Bu çocuklardan 154’ü birden fazla, 42’si ise 4 ila 8 kez tek kişilik hücrelerde tutuldu. Tecrit süreleri genellikle aralıksız 7 gün sürerken, bazı durumlarda 2 haftaya kadar uzatıldı.
İsrail Hapishaneler İdaresi’nin yönetmeliği, yetişkinler ile çocuklar arasında hücre cezası açısından bir ayrım yapmıyor. Ancak BM Çocuk Hakları Komitesi, çocukların tek kişilik hücrelerde tutulmasını yasaklıyor. Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler Örgütü Direktörü Titi Carmel, Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada, “Endişe verici olan sadece bu cezanın uygulanması değil sistematik ve tekrarlayan bir uygulama haline gelmesidir” dedi. Carmel, hücre cezasının çocuklar üzerinde ağır psikolojik tahribat bıraktığını vurguladı.
Haaretz gazetesinin haberine göre, 2024 başından itibaren Filistinli esirlerin tutulduğu hapishanelerde uyuz salgını artış gösterdi. Serbest bırakılan esirler ve avukatlar, hücrelerdeki aşırı kalabalık, temizlik malzemesi eksikliği ve kişisel temizlik imkanlarının kısıtlanmasının salgının yayılmasına neden olduğunu ifade etti.
Ayrıca Filistinli esirlere yalnızca iki kıyafet verildiği ve çamaşır kurutma alanı bulunmadığı için ıslak kıyafet giymek zorunda kaldıkları belirtildi. İsrail Hapishane Hizmetleri ise iddialara ilişkin açıklamasında, verilerin uyuz hastalığı nedeniyle hücre cezası verildiğini göstermediğini ve tıbbi bakıma ihtiyaç duyan tutukluların gerekli muayeneden geçirildiğini savundu.
“İdari tutukluluk” uygulaması, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri hiçbir suçlama yöneltmeksizin tutuklaması anlamına geliyor. Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum bırakılarak 6 aya kadar hapse atılabiliyor. Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne saldırılarını başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]