ABD’de zayıf istihdam verileri sonrası Fed’in faiz artırmayacağı beklentisiyle altın ve gümüş yükseldi. Altın 7 ayın zirvesini gördü.
ABD’de açıklanan zayıf istihdam verileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımlarına ara vereceği beklentilerini güçlendirdi. Bu durum, altın ve gümüş gibi değerli metallere olan talebi artırarak fiyatlarını yükseltti. Altının ons fiyatı geçen hafta %7,4 artışla 4 bin 342 dolara ulaşarak son 7 ayın en güçlü haftalık performansını sergiledi. Gümüşün ons fiyatı ise %10,2 değer kazanarak 63,54 dolara yükseldi.
Yeni haftaya yatay başlayan altının ons fiyatı 4 bin 340 dolar seviyesinde işlem görürken, gümüşün ons fiyatı %0,8 artışla 64 dolara ulaştı. Altın ve gümüş, yılın başında Fed’in güvercin para politikası izleyeceği beklentisiyle pozitif bir başlangıç yapmıştı. Ancak 28 Şubat’ta Orta Doğu’da patlak veren jeopolitik gerilimler ve bunun petrol fiyatları üzerindeki etkisiyle dünya genelinde artan enflasyonist baskılar, merkez bankalarını faiz artırımlarına yöneltmişti.
Faize duyarlılığı yüksek olan altın ve gümüş, savaş zamanlarında artan likidite ihtiyacı nedeniyle talep kısılmasıyla karşılaşmıştı. Ancak bölgedeki gerilimlerin nispeten azalması ve ABD’de açıklanan zayıf istihdam verileri, Fed’e yönelik şahin beklentileri törpüledi. Bu gelişmeler, değerli metallerin tekrar talep görmesini sağladı.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, altındaki yükselişin temel nedeninin jeopolitik riskler, yüksek petrol fiyatları ve faiz artırımı ihtimallerinin fiyatlamalara yansıması olduğunu belirtti. Ergezen, son dönemdeki risklere rağmen altının 3 bin 400 dolar bandının altına düşmemesinin, tüm risklerin zaten fiyatlandığını gösterdiğini ifade etti. Uzlaşma ve ateşkes beklentilerinin fiyatlamalara hızla yansıdığını ve bu etkinin bir süre daha devam edebileceğini öngördü.
Ergezen, altın ve gümüş piyasalarında dolar endeksinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Dolar endeksindeki gerilemelerin altın tarafında yükseliş eğilimini desteklediğini, tersi durumda ise düşüş eğilimini tetiklediğini belirtti. Savaş devam ettiği sürece petrol fiyatlarının yüksek kalacağını, bunun da enflasyon endişelerini artıracağını ve tahvil faizlerini yukarıda tutacağını söyledi. Bu durumun merkez bankalarının faiz artırım ihtimallerini artırabileceğini, küresel büyümede yavaşlamaya yol açabileceğini ve talep tarafını azaltabileceğini ekledi.
Petrol fiyatlarının 70 dolar civarına gerilemesi durumunda altın ve gümüş tarafında daha olumlu fiyatlamaların görülebileceğini kaydeden Ergezen, dolar endeksinin 100 seviyelerine yakın olmasının ise hala bir risk unsuru olduğunu dile getirdi. Altın tarafında 4 bin 400 dolar seviyesinin önemli bir direnç olduğunu, bunun üzerinde ise 4 bin 550 dolar seviyesinin bulunduğunu belirtti.
Gümüş tarafında ise yüksek faizlerin etkisinin devam ettiğini ancak altına göre daha güçlü bir seyir izlemesinin beklendiğini aktardı. Gümüşün endüstriyel gelişmelere daha duyarlı olması nedeniyle büyüme endişelerinin daha net hissedildiğini söyledi. Eğer bir anlaşma sağlanırsa altın-gümüş rasyosunun 60’lar seviyesine düşebileceğini, 70 seviyelerinin üzerinde ise gümüşün altına göre avantajlı olacağını ifade etti. Savaşın daha da kötüleşmemesi veya faiz artırım ihtimallerinin gerçekleşmemesi durumunda, önümüzdeki 1-2 ay içinde gümüşün altına göre daha iyi performans göstermesi beklenebilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]